Beş yıldır SEO danışmanlığı yapıyorum. Süslü anlatım yerine iki liste bırakayım: bende işe yarayanlar ve yaramayanlar. Her madde kendi müşteri portföyümdeki gözlemim, evrensel kanun değil.
İŞE YARAYANLAR
Bir. Tek bir soruyu tam cevaplayan sayfa. Beş konuya yüzeysel değinen sayfa yerine tek konuyu bitiren sayfa. Bu, en tutarlı sonuç veren şey oldu.
İki. Var olan sayfaları güncellemek. Yeni sayfa açmaktan daha hızlı ve daha ucuz sonuç veriyor. Sıralamada ikinci sayfada takılı kalan içerikler, güncellendiğinde ilk sayfaya çıkabiliyor.
Üç. Sayfa hızı — ama sadece yavaşsanız. Zaten hızlıysanız daha da hızlandırmak bir şey değiştirmiyor. Eşik meselesi, doğrusal değil.
Dört. İç bağlantılar. En ucuz ve en çok ihmal edilen iş. Güçlü sayfanızdan zayıf sayfanıza anlamlı bağlantı vermek, hiçbir maliyeti olmayan bir düzenleme.
Beş. Gerçek uzmanlıkla yazılmış içerik. Kim yazdığı belli olan, deneyim anlatan, somut detay veren metinler. Ayırt edici özellik uzunluk değil, kimsenin kopyalayamayacağı ayrıntı.
İŞE YARAMAYANLAR
Bir. Anahtar kelime yoğunluğu. Aynı kelimeyi metne serpiştirmek. Bu, on yıl önce bile şüpheliydi, şimdi tamamen zaman kaybı.
İki. Satın alınan bağlantılar. Kısa vadede hareket görebilirsiniz, uzun vadede risk ve para kaybı. Toparlaması, hiç yapmamaktan çok daha pahalı.
Üç. Her ay X adet blog yazısı hedefi. Sayı hedefi, içeriği doldurmaya iter. Beş iyi sayfa, elli vasat sayfadan fazla iş görüyor.
Dört. Rakip ne yapıyorsa aynısını yapmak. Rakibin sıralaması onun içeriğinden değil, on yıllık geçmişinden geliyor olabilir. Kopyalarken sadece görünen kısmı kopyalıyorsunuz.
Beş. Garantili sıralama vaadi. Ben de veremiyorum, veren kimseye de inanmayın.